Mimari Özelliğiyle Dünyada Tek Olan Demir Kilise’nin Tarihçesi

Zamanla beton yığınlarının kaplamaya başladı dünyanın en güzel şehirlerinden bir tanesi olan İstanbul’un bir köşesinde kalan Sveti Stefan Kilisesi güzelliği ile adından söz ettiriyor. Ortodoks Bulgar Cemaati tarafından 120 yıl önce yapılan Demir Kilise uzun bir restorasyon sürecinden sonra tekrar ibadete açıldı. Bu yazımızda Demir Kilisenin kuruluş öyküsünden bahsedeceğiz.

Eski zamanlarda İstanbul’daki Ortodoks kiliselerinde Rumca ayinler düzenleniyordu. Bu yüzden İstanbullu Bulgarlar kendi dillerinde ayin yapmak için Fener Rum Patrikhanesi’nden bağımsız bir kilise kurmak istedi. Patrikhane bu isteğe ise karşı çıkmıştır. Rusya’yı arkasına alan Bulgar devleti, Osmanlı üzerinde güç gösterisinde bulunmak istemektedir. 1849 yılında Osmanlıdaki Bulgar cemaatinde bulunan Stefan Vogoridis kilise yapılması için izin alır.

İlk Ahşap Bulgar Kilisesi

1850 yılına gelindiğinde Bulgar Eksarhlığı açılır. Buranın tam karşına ise ahşap bir kilise yapılır. Kiliseye ise Aziz Stefan adı verilir. Bulgarlar kilise yapıldıktan tam on yıl sonra Fener Rum Patriğini dini önder olarak kabul etmeyeceklerini söyler. Bunun üzerinde patrikhane 1872’de Bulgarları aforoz eder. Bu olaydan sonra Bulgarlar da ahşap kilisenin yerine gösterişli bir kilise yapmaya karar verir.

Yeni kilise için Osmanlı’dan izin almayı başaran Bulgarlar kilisenin projesi için yarışma düzenler. Yarışmayı Ermeni mimar Hovsep Aznavur kazanır. Kilisenin inşası tam 1,5 yıl sürer. Kilisenin neredeyse hemen her şey demirden yapılır. Bu nedenle Demir Kilise ismiyle anılmaya başlanır.

Dünyadaki Tek Örnek

Dünyada sadece iki tane demir kiliselerden diğeri yok olunca Sveti Stefan Kilisesi dünyadaki tek demir kilise olarak hayatını sürdürür. Üç kubbeli ve haç şeklinde olan kilise, zengin mimarisi ile ön plana çıkar. Eğer Haliç’i ziyaret ederseniz bu güzel kiliseyi görmenizi tavsiye ediyoruz.